Mağdurlar ne olacak
Mağdurlar ne olacak
Gazeteci Hırant Dink cinayeti, Sabancı suikasti, Ergenekon, Galip Öztürk davaları, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının iddianamelerini hazırlayan Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş'ın meslekten ihracı için düzenlenen müfettiş raporu, HSYK 2. Dairesi'nde değerlendirilecek... Hırant Dink cinayeti ve Sabancı suikasti davaları "kördüğüm"... Büyük İskender mezarından çıksa çözecek gibi değil... Hukukçular yıllarca iki iddianamedeki "karartma" şüphelerini anlattı durdu... Hatta, Dink cinayetindeki yanlışları ortaya koyan gazeteci Nedim Şener, "Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" adlı kitabında çelişkileri yazdı... Yazdı yazmasına da hapis cezası dahil, başına gelmeyen kalmadı. Ergenekon Davası, her yönüyle ortada... Bu ülkenin komutanları, siyasetçileri, bilim adamları, gazeteci ve yazarları yıllarca hapis yattı... Teğmen Mehmet Çelebi'nin cep telefonuna yüklenen terörist listesine 2 yıl sonra "sehven" denilmesi ve "Ergenekon'un gizli kasası" olarak itham edilen işadamı Kuddusi Okkır kanserden öldüğünde; parasızlıktan cenazesini belediyenin kaldırması hala hafızalarda... Yazacak çok şey var... Neyse ki AYM, yapılan yanlışlıkları gördü... Başkaları hem gördü hem de gereğini yaptı. HSYK seçimlerinde "Ergenekon Davası" hakimi Hüsnü Çalmuk'a sadece 35 oy çıktı. Bu davanın şüphelisi Cumhuriyet Savcısı Metin Yandırmaz'a da 5 bin 836 oy... Yürekli hakim ve savcılar, söyleyeceklerini işte böyle söyledi... Galip Öztürk, davaları deyim yerindeyse tam "Aziz Nesinlik"... Hırsızlık suçundan gözaltına alınan birinin ifadesine dayanarak, yıllar önce işlenmiş cinayet davalarında azmettiricinin azmettiricisi iddiasıyla yargılanan ve katılmadığı ihaleden "ihaleye fesat karıştırmak"la suçlanan, şirketinin güvenlik müdürünün aracının torpidosunda unuttuğu ruhsatlı silahtan 6136 Sayılı Kanun'a muhalefetten en yüksek cezayı alan Galip Öztürk... Mahkemeye sunduğu "hazır" iddianameyi bir kere dahi okuma gereği duymayan isimleri kasıtlı olarak karıştırıp, sipariş üzerine şüpheli yaratan Muammer Akkaş'ın, Galip Öztürk davalarındaki rolünü, bütün Türkiye biliyor artık... 17 ve 25 Aralık operasyonlarında, belge ve fotoğrafları medyaya sızdırarak, "masumiyet karinesi"ni hiçe sayan ve şüphelileleri daha yargı süreci tamamlanmadan "suçlu" gibi ilan edenlerin başında da Akkaş vardı... Hani şu, adliye binası önünde basın bildirisi dağıtarak yargı tarihine geçen adam... Koç Grubu hakkında hazırlanan iddianamenin sümenaltı edilmesinde de yine onun adı var... Belki daha neler çıkacak kim bilir?.. Ancak, Muammer Akkaş'ın meslekten ihracı, bu savcının kopyala-yapıştır iddianameleriyle belirli mahkemelerde yargılanan ve mahkumiyet kararı verilen insanların mağduriyetlerini önleyecek mi?.. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim... Akkaş'ın zulmüne tanık olmuş biri olarak, ona da "adil" davranılmasını istiyorum... Belki o zaman adaletin yüce bir kavram olduğunu daha iyi anlayacak, yaptığı haksızlıklardan vicdan azabı duyacaktır...